Bu Blogda Ara

18 Temmuz 2018 Çarşamba

İnsanlığın geleceği konusu, iyiden iyiye gündeme oturmuş durumda.

HEDEF TÜRKİYE (Mutlaka Okumalısınız...)
İnsanlığın geleceği konusu, iyiden iyiye gündeme oturmuş durumda. Bir yanda teknolojik tırmanma, diğer yanda gelecek kaygısı. Tezat gibi görülse de, günümüzün gerçeği bu. Çünkü insanlık, içinde yaşadığı şartları " gelecek vaadeder" nitelikte görmüyor. Doğu blokundaki sistem alaborası ve Batı'daki sosyal çürüme de, kaygıları besleyen vakıalar.İşte burada İslâm devreye giriyor. Acaba İslâm, insanlığın geleceğini kurmaya aday bir dünya görüşü olamaz mı? Bu soru, epeydir bütün dünyada tartışılıyor. Üstelik, gittikçe daha umut verici gelişmelere kapı aralayacak biçimde tartışılıyor.
Roger Garaudy'nin "İslâm ve İnsanlığın Geleceği" ismiyle Türkçe'ye çevrilen eseri de, bu soru üzerine verilen bir fikrî mesaiyi yansıtıyor.
Garaudy'nin kitabının genel şeması, şu an dünyaya hakim sistemlerin insanlığı bunalımın eşiğine getirdiği, insanlığı bundan ancak İslâm'ın kurtarabileceği değerlendirmesi ile. İslâm üzerine yorumlardan ibaret. Garaudy, insanlığı İslâm'ın kurtaracağından emin. Ancak bunu hangi İslâm'ın ve hangi müslümanların gerçekleştireceği hususunda kendisine has değerlendirmeleri var.
Garaudy bu çerçevede İslâm'ı kendisine göre tanımlamaya çalışıyor. İslâm'ın bazı özelliklerinin altını çiziyor. Sonra, İslâm'ın ilk yayılış seyrinin ana unsurlarını yakalamaya çalışıyor. Sonra, çözülüşe teşhis koyuyor. Sonra da yeni bir İslâmî fetih hareketinin, çağımızı bunalımdan kurtaracak bir İslâm fethinin şartlarını ele alıyor. Belki tam bu sistematik içinde değil, ama, kitabın genel şeması böyle.
İslâm anlayışı içinde "Allah'ın yüceliği ve birliği ile insanların ümmet oluşu"nun altını çizen Garaudy, Medine toplumuna yön veren prensipleri şöyle belirliyor:
"Ekonomi planında: Tek sahip Allah'tır. Siyaset planında: Tek hükmeden Allah'tır. Kültür planında: Tek bilen Allah'tır" (s. 15)
Garaudy, bu imanla donanmış ilk müslümanların, dönemin iki "süper gücü" Bizans ve İran'ın sosyal yapılarını değişime uğrattığını ve devâsâ bir kültür değişikliği gerçekleştirdiğini ifade ediyor. Garaudy'nin buradaki yorumunda dikkat çeken husus, ilk müslümanların "kendilerinden evvelki medeniyetlere açık" olduğu, "onları önce tercümeler, sonra orijinal sentezlerle kendi iman potaları içinde eritip bütünleştirmesini bildikleri" tespitidir. "Dışa açık olma" , "Başka medeniyetlerin sentezine yönelme" hususu üzerinde Garaudy, ısrarla durmakta. İslâm medeniyetinin çözülüşünü izah ederken de, yeni bir İslâm Fethini tartışırken de aynı konuya atıflar yapmaktadır.
Garaudy'nin İslâm dünyasındaki çöküşe getirdiği yorum ise "İmanın sosyal boyutunu kaybetmesi"nde toplanıyor, (s. 23) Garaudy'ye göre "Şeriat kemikleşir. Sürekli doğma ve sürekli büyüme halinde olan bir dünyanın ruhu olmaktan çıkar. Gerçek hayat Şeriat'tan kopar, kaçar ve uzaklaşıp gider... İslâm softalarının imanı, şekilcilik ve kuru ibadetçilik inancı haline dönüştürülür." (s. 24) Garaudy şöyle diyor:
"Katolik krallar'a bulunmaz fırsatlar vermiş olan işte bu yobazlık ve bu dogmatizm yüzünden Batı Müslümanlığı ölmüştür. Aynı yobazlık ve aynı dogmatizm Doğu Müslümanlığını, Batı'nın sömürgeci saldırganları için kolay bir av haline getirmiştir.(s. 26)
Garaudy, daha sonra günümüze geliyor. Günümüzde hakim sistemlerin tükenişi kesindir. Yazar bunu adeta bütün dünyaya duyurmak istemektedir. İşte tespitleri:
"Dinleri, inançları her ne olursa olsun, dünyamızda binlerce erkek ve kadın, eğer geleceklerini seviyorlarsa, bilsinler ki, Batı Medeniyeti iflas etmiştir. Eğer bu medeniyetin akıntısına kendimizi bırakacak olursak, o bizi toplu bir intihara sürükleyecektir." (s.27)
Bunun karşısında insanlık için umut nedir? Garaudy umudu işaretliyor:
"İslâm bugün, doruğa ulaştığı dönemlerdekinden çok daha büyük yayılma imkan ve perspektiflerine sahiptir. Çünkü, Amerikan modeli ile Rus modelinin çifte ve kesin iflası karşısında, bu başarısızlıktan ötürü, hayatta kalması tehlikeye girmiş bir dünyaya İslâm yeniden umut verebilir." (s. 152)
Garaudy'ye göre bu ümidin gerçekleşmesi yine müslümanlara bağlıdır.
ONUN İÇİN ŞU FİKRİN ÜZERİNE YOĞUNLAŞMAK GEREKİYOR.
SOSYALİZM VE KAPİTALİZMDEN SONRA Kİ EN SONUNCU İDEOLOJİ İSLAM. EŞYA; BAZ,ÖLÇÜ.
https://bredaholland.blogspot.com/…/akidenin-ideoloji-olabi…
Tüm odağın teknolojiye döndüğü bir çağda liderliğin sırrı, insana öncelik vermek ve merkeze insanı koymak olacak.
http://bredaholland.blogspot.com/…/tum-odagn-teknolojiye-do…
Ey Müslüman olduklarını haykıran muvahhitler! Sözlerinizde samimi iseniz gayret edin de bu şeref sizin olsun. Allah nurunu sizin elinizle tamamlasın!!..
http://bredaholland.blogspot.com/…/ey-musluman-olduklarn-ha…
Vakıanın eşyadaki özellikleri ile olan ilişkileri.
http://meerstr11.blogspot.com/…/vakann-esyadaki-ozellikleri…


BREDAHOLLAND.BLOGSPOT.COM
Mutlu Dünya Günü Eğer müsaitseniz, zamanınız varsa....! Mutlu Dünya Günü SOSYALİZM VE KAPİTALİZMDEN SONRA Kİ EN SONUNCU İDEOLOJ...

BeğenDaha fazla ifade göster
Yorum Yap
Yorumlar
Hüseyin Uzun Şaşmaz "Bizim aklımız, gayeden gayeye yükselmede bize yardım ederse de, nihai gayeye ulaşmamıza imkan vermez. Akıl, nihai gayeye ancak vahye kucak açarak erişebilir. Vahiy elbet akla karşı değildir, fakat aklın üstünde yer alır."
http://sefaletvebedeviyet.blogspot.com/.../roger...
Yönet

BeğenDaha fazla ifade göster
YanıtlaÖnizlemeyi Kaldır11s
İnsanlığın geleceği konusu, iyiden iyiye gündeme... - Hüseyin Uzun Şaşmaz: İnsanlığın geleceği konusu, iyiden iyiye gündeme oturmuş durumda. Bir yanda teknolojik tırmanma, diğer yanda gelecek kaygısı. Tezat gibi görülse de, günümüzün gerçeği bu. Çünkü insanlık, içinde yaşadığı şartları " gelecek vaadeder" nitelikte görmüyor. Doğu blokundaki sistem alaborası ve Batı'daki sosyal çürüme de, kaygıları besleyen vakıalar.İşte burada İslâm devreye giriyor. Acaba İslâm, insanlığın geleceğini kurmaya aday bir dünya görüşü olamaz mı? Bu soru, epeydir bütün dünyada tartışılıyor. Üstelik, gittikçe daha umut verici gelişmelere kapı aralayacak biçimde tartışılıyor.

Roger Garaudy'nin "İslâm ve İnsanlığın Geleceği" ismiyle Türkçe'ye çevrilen eseri de, bu soru üzerine verilen bir fikrî mesaiyi yansıtıyor.

Garaudy'nin kitabının genel şeması, şu an dünyaya hakim sistemlerin insanlığı bunalımın eşiğine getirdiği, insanlığı bundan ancak İslâm'ın kurtarabileceği değerlendirmesi ile. İslâm üzerine yorumlardan ibaret. Garaudy, insanlığı İslâm'ın kurtaracağından emin. Ancak bunu hangi İslâm'ın ve hangi müslümanların gerçekleştireceği hususunda kendisine has değerlendirmeleri var.

Garaudy bu çerçevede İslâm'ı kendisine göre tanımlamaya çalışıyor. İslâm'ın bazı özelliklerinin al

4 yorum:

  1. Belki de yüzleşmemiz gereken ilk husus, kavramlara yüklediğimiz anlamların sahihliği, fonksiyonları ve hayatla bağlantıları üzerine olmalıdır.
    https://www.facebook.com/permalink.php?story_fbid=722662088185195&id=100013242319421

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Yüzleşmemiz gereken ilk husus, kavramlara yüklediğimiz anlamların sahihliği, fonksiyonları ve hayatla bağlantıları üzerine olmalıdır.
      https://www.facebook.com/permalink.php?story_fbid=722662088185195&id=100013242319421

      Sil
  2. Bana neyi teklif ediyorlar bende olmayan ki, Müslüman olayım?”
    İdeolojik Dolandırıcılık; Demokrasi
    Kitabı referans alıp, sürekli muhasebe altında tutmadığımız ve yeniden inşa etmediğimiz tercihlerimizin, ne kadarının zanna dayalı olduğunu yakinen müşahade edeceğiz.
    Kitabı; tertil üzere, kendimizi ve halimizi esas almadan, muttaki olmadan okuduğumuzda, hidayet doğmadığına, tereddütsüz şahit olacağız.
    https://www.facebook.com/permalink.php?story_fbid=791486964636040&id=100013242319421

    YanıtlaSil
  3. Gelecek Kaygısı Olanlar El Kaldırsın... - Dünya Kaygı Çağına Gidiyor.
    https://t.co/czD5ImLj5u
    Kapitalizm önü alınamaz bir hırsıda beraberinde getirdi.O zaman bu ideolojiyide yönlendirmek bize düşer
    KAİDELERİN KONUŞTUKLARINDAN ....DÜNYA'YA KÖKLÜ ÇÖZÜM...
    https://t.co/1s8K3x8AAM

    YanıtlaSil