Bu Blogda Ara

8 Eylül 2018 Cumartesi

Kur’an Ayetlerine Anlam Vermede Keyfilik!

Allah’ın sözü olan kitap (Kur’an) konusuna gelince muhatapları açısından durum biraz daha çetrefilli hale gelecektir.
Zira, içinde olduğu durumu kavraması için indirilmiş kitap karşısında birey kendini nasıl konumlandırmalıdır. Gönderici olan Allah’a güvenmek ile gönderdiği kitabına güvenmek aynı şey midir?
**
ALLAH,İnsanın algılama alanının kapsamı dışındadır.
http://namenstr8bredaholland.blogspot.com/…/insann-alglama-…
Sorular,Kişinin algılama alanı içindekiler içindir.Kişi eğer algılama kapsamının dışındakileri sorguluyorsa bil ki o kişi abesle iştigal ediyordur.
http://bredaholland.blogspot.com/…/sorularkisinin-alglama-a…
Vakıanın eşyadaki özellikleri ile olan ilişkileri.
http://meerstr11.blogspot.com/…/vakann-esyadaki-ozellikleri…
BEN MÜSLÜMAN MIYIM ? DEĞİL MİYİM ? BİR MUHASEBESİNİ,SAĞLAMASINI YAPALIM.
http://namenstr8bredahollanda.blogspot.com/…/ben-musluman-m…
Kitabın kelimeleri, dizilişi, ayetleri, ayet grupları, sureleri, dilbilgisi kuralları, ayetleri arasındaki bağlantıları tamamıyla Allah’ın belirlediği şekildedir.…
TUVAVADİSİ.ORG
Yorumlar
Hüseyin Uzun Şaşmaz Hemen yukarıda verilen Enam 6/91 ayetinde vahyin Ehl-i Kitap tarafından gizlendiği açıkça ifade edilmiştir. Vahiyler metin olarak fiziki bir unsura geçirildikten sonra insanları orijinal metinden uzaklaştırmak için; “Rabbiler (ilahiyatçılar) aracılığı ile ancak Allah’a ulaşılabilir!”kuralı kurumsallaştırılmıştır. Böylelikle vahyin gerçek muhatapları orijinal metinden uzaklaştırılıp, din Rabbilerin (ilahiyatçıların) insafına terkedilmiştir.
https://bredaholland.blogspot.com/.../genelde-tum...
Yönet
Hüseyin Uzun Şaşmaz İnsanları yönetmek ve kendisine kul etmek için iktidar gücünün din üzerinde her dönemde belirleyici olması; yönetilecek kitle üzerinde etkin olması istenen hususların abartılmasını, aleyhte olabilecek hususların ise görmezden gelinmesini sağlayacak şekilde dinin içine sokuşturulmuştur. Bir iki nesillik süre bile; böylelikle oluşturulmuş dini ritüelleri, dinin aslı olarak göstermeye yetmiştir.
http://bredaholland.blogspot.com/.../yeni-devletin-sahibi...
Yönet
BREDAHOLLAND.BLOGSPOT.COM
Hüseyin Uzun Şaşmaz Al-i İmran 3/187

وَإِذْ أَخَذَ اللَّهُ مِيثَاقَ الَّذِينَ أُوتُوا الْكِتَابَ لَتُبَيِّنُنَّهُ لِلنَّاسِ وَلَا تَكْتُمُونَهُ فَنَبَذُوهُ وَرَاءَ ظُهُورِهِمْ وَاشْتَرَوْا بِهِ ثَمَنًا قَلِيلًا ۖ فَبِئْسَ مَا يَشْتَرُونَ


Allah, kendilerine kitap verilenlerden kesin söz aldığında “Bu Kitabı insanlara açık açık anlatacaksınız, asla gizlemeyeceksiniz!” dedi. Verdikleri sözü göz ardı ettiler ve karşılığında geçici bir bedel aldılar. Aldıkları o şey, ne kötüdür!

Vahiy; nesilden nesile, içinden hiçbir şey çıkarmadan ve hiçbir şey ilave edilmeden aktarılması gereken bilgidir. Bu aktarım sürecinde gerçekleştirilecek her türlü gizleme O vahyi tahrif anlamını taşır. İyi niyet ile de olsa orijinal metne yapılacak her türlü müdahale tahriftir!
https://vimeo.com/196939999
Yönet
Hüseyin Uzun Şaşmaz Tembellik ve asıldan kopulduğu için girilen her alandaki geri kalmışlığın verdiği atalet ile İslami sayılan coğrafyalarda oluşan ahval; kendisini Müslüman olarak tanımlayan çok geniş kitlelerde Kur’an’ın çözüm değil, kargaşa ürettiği fikrini yaygınlaştırmıştır. Bu sonuç; Kur’an ile Müslüman’ın arasını açtıktan sonra, araya bir takım Rabbîler yerleştirilerek oluşturulmak istenen “Kur’an’sız İslam” için her şeyi yapan oryantalistlerin de desteğiyle gelişmiştir.

Oysa ki Allah şöyle buyurmaktadır;

Bakara 2/213

كَانَ النَّاسُ أُمَّةً وَاحِدَةً فَبَعَثَ اللَّهُ النَّبِيِّينَ مُبَشِّرِينَ وَمُنْذِرِينَ وَأَنْزَلَ مَعَهُمُ الْكِتَابَ بِالْحَقِّ لِيَحْكُمَ بَيْنَ النَّاسِ فِيمَا اخْتَلَفُوا فِيهِ ۚ وَمَا اخْتَلَفَ فِيهِ إِلَّا الَّذِينَ أُوتُوهُ مِنْ بَعْدِ مَا جَاءَتْهُمُ الْبَيِّنَاتُ بَغْيًا بَيْنَهُمْ ۖ فَهَدَى اللَّهُ الَّذِينَ آمَنُوا لِمَا اخْتَلَفُوا فِيهِ مِنَ الْحَقِّ بِإِذْنِهِ ۗ وَاللَّهُ يَهْدِي مَنْ يَشَاءُ إِلَىٰ صِرَاطٍ مُسْتَقِيمٍ

İnsanlar tek bir toplumdu. Allah, onlara müjde veren ve uyarılarda bulunan nebîler gönderdi; onlarla birlikte, gerçekleri içeren kitap da indirdi ki ayrılığa düştükleri konularda insanlar arasında o kitap hükmetsin. Kendilerine kitap verilenlerden başkası ayrılığa düşmedi. Bu da açık belgeler geldikten sonra birbirlerine üstünlük kurma gayretlerinden kaynaklandı. Sonra anlaşamadıkları konuda, Allah, müminleri, kendi onayıyla doğruya ulaştırdı. Allah, doğruları tercih edeni doğru yola yöneltir.
https://bredaholland.blogspot.com/.../neye-hala...
Yönet
Hüseyin Uzun Şaşmaz Kur’an’a bakmak yerine daha ilk adımda; kaynak olarak zihinlerde akredite edilmiş Hadis ve İcma’nın dayatılıyor olmasıdır. İşin İlginci, İslamî Kaynak olarak Kur’an – Hadis – İcma – Kıyas sıralamasını savunanların; her konuda öncelikle Kur’an ayetlerine bakmaya çalışanlara ısrarla dayattıkları Hadis ve İcma’nın, aslında Kur’an’dan sonra bakılması gereken kaynaklar olduğunu unutuyor olmalarıdır!..
Yönet
Yanıtla21s
Hüseyin Uzun Şaşmaz Kur’an’da münafıklığın cezası yoktur. Allah Resulü dahi münafıkların reisi sayılan Abdullah bin Übeyy bin Selûl’e karşı bir yaptırım uygulamamış, ona saygı göstermiş hatta cenaze namazını dahi kıldırmıştır. Yakup (as)’ın oğullarının münafıklığı da ayrı bir konudur. Tüm bunlar Müslüman olduğunu belirten bir kişiye “Sen mümin değilsin demeyin!”[35]ayetinin getirdiği bir hassasiyetin sonucudur.
https://www.youtube.com/watch?v=9X0J75vwQ5o
Yönet
Hüseyin Uzun Şaşmaz Dolayısıyla her insan vahiy gerçeğine gözleriyle de tam anlamıyla emin olarak şahit olur.

Ancak burada şöyle bir aldatmaca yapılmaktadır. “Allah’ı görmediğimiz halde onun varlığına ve birliğine şahidiz. Dolayısıyla burada gözle görmeden şahitlik yapıl
ıyor!”denilmektedir. Bu yaklaşımdaki aldatmaca şudur. “La İlahe İllallah” derken söylediğimiz “Allah’dan başka İlah yoktur!” sözüdür. Burada Allah’ı gördüğümüze değil Allah’a denk sayılabilecek Allah’dan başka İlah görmediğimizi ve olamayacağını söylemiş oluyoruz. Unutulmamalıdır ki bir olaya dair şahitlik yapan kişi, gördüğünü anlatırken olaya dahil edilmeye çalışan herhangi bir unsur, olay ile ilgili değilse, şahidin onu görmediğini ifade etmesi de bir şahitliktir. Kelime-i Tevhid’e dönecek olursak, Allah’ın cc tam olarak görülmesi söz konusu bile değildir. Bu durumda Kul’un şahitliği; müşahede edilebilen yaratılmış hiçbir şeyin onun yanında ilah olamayacağına şahitliktir. İbrahim’in gökyüzü ile ilgili müşahedesi tam da buna örnektir.[46]Elçiye şehadet konusuna gelince; elçinin elçiliği getirdiği şey üzerindendir. Muhammed’e indirilen, Kur’an, bilip anlayabileceğimiz şekilde elimizin altındadır. Kur’an’a inanmak ve onun elçi olduğunu kabul etmek için aracılara ihtiyaç yoktur. Unutmamalıdır ki, Nebî’miz hayattayken onu gördüğü halde Muhammed’in Allah’ın Resulü olduğuna şahitlik etmeyen bir çok insan vardır.
http://meerstr11.blogspot.com/.../akil-bu-gibi-genel...
Yönet
Hüseyin Uzun Şaşmaz Bu açıklamaya şöyle bir itiraz gelecektir. Madem Yusuf suresindeki ibareye mecazi olarak ellerini çektilermanası verilebiliyor, o halde hırsızın ellerinin kesilmesini emreden ayetteki (Maide 38) فَاقْطَعُٓوا اَيْدِيَهُمَا ibare mecazi anlaşılamaz mı?

Bu mümkün değildir. Zira, asıl olan bir kelimenin maddi anlamıdır. Mecaz anlamak için cümle içinde kuvvetli başka karinelerin bulunması gerekir!.. Ayetteki sahneyi gözümüzün önüne getirecek olursak; ellerin kesilip koparılması büyük bir acıya, elini kesenlerde aşırı kan kaybına yol açacaktır. Bu durumdaki bir insanın hiçbir şey hissetmemiş olmasının olanağı yoktur. Yusuf suresinde “kadınlar ellerini kestiler”dedikten sonra, ellerini kesen kadınların büyük bir acı içinde olduklarını belirten hiçbir karine yoktur. Tam tersi hiçbir şey olmamış gibi konuşmaya devam etmişlerdir. İşte bu durum ayette geçen وَقَطَّعْنَ أَيْدِيَهُنَّ ibaresini mecaz olarak ve “ellerini çektiler, onunla uğraşmayı bıraktılar”şeklinde anlamayı zorunlu kılmaktadır.

Maide 5/33 ve 38 ayetlerinde ise mecaz anlamak için bir karine yoktur. (.. جَزَاءً بِمَا كَسَبَا نَكَالًا مِنَ اللَّهِ..) Üstelik ayete göre cezanın nekel, yani başkalarının da görüp ibret alması için görünür olması gereği vardır. Bu durumda ibareyi maddi anlamın dışında anlamlandırmak olanaksızdır.
https://www.google.nl/search?q=el%20kesme%20bayraktar...
Yönet
Hüseyin Uzun Şaşmaz Tartışanlar ve ayrışanlar İslam dinini tercih etmeyenler değil, Müslümanlardır!..
http://namenstr8bredahollanda.blogspot.com/.../ben...
Yönet
NAMENSTR8BREDAHOLLANDA.BLOGSPOT.COM
Hüseyin Uzun Şaşmaz Bu alanda oluşmuş; müktesebata, yerleşmiş algılara ve kendini ulema sınıfına koymuş, dinlemeye ve öğrenmeye değil dikte edip yöneltmeye odaklanmış her biri uzman sayılan titr sahibi kalabalığa karşı, gerçeği bile fark ettirmek neredeyse olanaksızdır. Buna rağmen samimi gayretler kıyamete kadar sürecektir. Bu gayretler global bir netice oluşturmasa bile rabbimize karşı mazeret sunmak için olacaktır…
http://www.tuvavadisi.org/kurani-tahrif-ayetlere-anlam.../
Yönet

2 yorum:

  1. Allah adına sizi kandırmasın.
    Ey insanlar, Allah’ın va’di haktır, doğrudur. Sakın dünya hayatı sizi aldatmasın. Hilekâr insanlar ve şeytan da, Allah’ı öne sürerek, Allah adına sizi kandırmasın. 35/FÂTIR-5:;
    Bu gün Müslüman olduğunu söyleyenlerin durumu bu halde...
    https://plus.google.com/109838719669290377148/posts/B3TkE4AcsPL
    https://www.facebook.com/permalink.php?story_fbid=620642651720473&id=100013242319421

    YanıtlaSil
  2. Allah dileseydi elbette hepinizi tek bir ümmet yapardı.
    Şeytan; Akli fonksiyon.
    KAVRAM KARGAŞASI.
    MEAL HATALARINI KUR'AN'A MAL ETMEK
    Bir dönemin sonu olacak. Ve aynı zamanda yeni bir dönemin de başlangıcı
    Allah, peygamberlik müessesesi ümmete yüklenmiştir.
    https://t.co/ZuRXEckq16

    YanıtlaSil