Bu Blogda Ara

10 Temmuz 2019 Çarşamba

Fikrin anlaşılması için bir iki örnek; Mucizeler.Öncelikle şunu bilmek gerekir. Kavramlara verilen manalar aynı olsun ki kişi bir diğerini anlasın. Vakıanın eşyadaki özellikleri ile olan ilişkileri.

Fikrin anlaşılması için bir iki örnek; Öncelikle şunu bilmek gerekir. Kavramlara verilen manalar aynı olsun ki kişi bir diğerini anlasın.
Vakıanın eşyadaki özellikleri ile olan ilişkileri.
Biz isteseydik onları sana gösterirdik de, sen onları yüzlerinden tanırdın. Andolsun ki sen onları, konuşma üslubundan,tarzlarından tanırsın. Allah bütün yaptıklarınızı bilir.Muhammed.30.
Kişinin anlattığı; Vakıayı överek veye yererek anlatımıyla kişinin o vakıayı onayladığı veya onaylamadığı ortaya çıkar.Dolayısı ile kişinin kişiliğini çözmüş olursun
Türk Dil Kurumuna.
Kavramların,metinlerin,sözcüklerin tekrar gözden geçirilip güncellenmesi gerekiyor.
Yoksa yanlış algılama veya yanlış hükümler çıktığından toplumun ilerleyişinde engel teşkil ediyor.
Örneğin insanın eşya oluşu.
Öncülerin;Mefhumları, Kavramları değişsin ki toplum değişsin.
İnsanlığın kurtuluşu için duyguları yönlendirmek genelde alimlere,liderlere öncülere özelde kişinin kendisine düşer.
Anlamak, Anlamamak; Anlamadığını Anlamak

BREDAHOLLAND.BLOGSPOT.COM
KAİDELERİN KONUŞTUKLARINDAN ....DÜNYA'YA KÖKLÜ ÇÖZÜM... Vakıanın eşyadaki özellikleri ile olan ilişkileri. İNSANIN EŞYA OLUŞUNUN…
Yorumlar
Yorum yaz...

Fikrin anlaşılması için bir iki örnek; Öncelikle... - Hüseyin Uzun Şaşmaz:

9 Temmuz 2019 Salı

Peki bu kadar küçük bir yapının içinde ne vardır? Bu derece küçük olmasına rağmen atomun içinde evrende gördüğümüz sistemle kıyaslanabilecek derecede kusursuz bir sistem bulunmaktadır.

Peki bu kadar küçük bir yapının içinde ne vardır?
Bu derece küçük olmasına rağmen atomun içinde evrende gördüğümüz sistemle kıyaslanabilecek derecede kusursuz bir sistem bulunmaktadır.
Her atom, bir çekirdek ve çekirdeğin çok uzağındaki yörüngelerde dönüp-dolaşan elektronlardan oluşmuştur. Çekirdeğin içinde ise proton ve nötron ismi verilen başka parçacıklar vardır.
Bu bölümde, canlı-cansız herşeyin temelini oluşturan atomun olağanüstü yapısını ve atomların nasıl birleşerek molekülleri dolayısıyla maddeyi oluşturduğunu inceleyeceğiz.
***
Kavramına sahip olunmayan şey görülemez.
https://bredaholland.blogspot.com/…/kavramna-sahip-olunmaya…
ELEMENTLERDEN HABERİNİZ OLSUN Kİ İNSANINDA EŞYA OLDUĞUNUN BİLİNCİNDE OLARAK DOĞRU HÜKÜM VEREBİLESİNİZ.
https://www.facebook.com/permalink.php?story_fbid=694122321039172&id=100013242319421
ÖDÜL,CEZA VEYA ELEMENT OLARAK KALMA...
https://www.facebook.com/permalink.php?story_fbid=692978804486857&id=100013242319421
Çevremizdeki varlıklar arasında kütlesi olan ve boşlukta yer kaplayan her şeye MADDE denir.
https://www.facebook.com/permalink.php?story_fbid=637451063372965&id=100013242319421
Oranlar üzerine karar verme içgüdümüze geri dönmek bunun çözümlerinden biri olabilir.
Kısacası oran maddenin kendisinden kaynaklanmamaktadır. Aksi takdirde madde, dilediği gibi etkileme ve etkilenme gücüne sahip olurdu. Bu oran elbette ki maddenin dışında belirlenmektedir. Bu durumda da madde, madde üzerinde etki bırakacak ve madde için belirli oranı tesbit edecek olana muhtaç olmuş olur. Bu oran madde dışında bir varlık tarafından tayin edilmektedir. Dolayısıyla madde başkasına muhtaçtır. Öyleyse madde ezeli değildir. Çünkü başlangıcı ve sonu olmayan, başkasına muhtaç olmayan, bütün şeylerin kendisine muhtaç olan varlık demektir. Maddenin başkasına muhtaç olması, maddenin ezeli olmadığının kesin delilidir. Öyleyse madde yaratılmıştır.
İslâm Akidesi
“Biz Âdeme ruhumuzdan üfledik” (Hicr, 15:29)
(Bizden insanlığa bazı özellikler verdik)
Sana ruh hakkında soru sorarlar. De ki; «Ruh Rabbimin tekelinde olan bir olgudur. Size bilginin çok az bir bölümü verilmiştir. isra.85.
(Teknoloji ve ilimin açıklaması.2017 yıl)
Eşyadaki özellik.
https://www.facebook.com/permalink.php?story_fbid=682671085517629&id=100013242319421
Beğen
Yorum YapPaylaş
Yorumlar
  • YARATICININ VARLIĞININ KANITLANMASINDA KULLANILAN MODERN DELİLLER
    NAMENSTR8BREDAHOLLAND.BLOGSPOT.COM
    YARATICININ VARLIĞININ KANITLANMASINDA KULLANILAN…
    YARATICININ VARLIĞININ KANITLANMASINDA KULLANILAN MODERN DELİLLER
  • Hüseyin Uzun Şaşmaz Ey inkârcı ve özellikle İslam karşıtı zavallılar!
    En basit hücrelerin sahip olduğu akıl bile sizin beyninizden çok daha ileridir!
    https://www.facebook.com/photo.php?fbid=623898651394873&set=pb.100013242319421.-2207520000.1562661816.&type=3&theater
  • En basit hücrelerin sahip olduğu akıl bile sizin beyninizden çok daha ileridir!
    BREDAHOLLAND.BLOGSPOT.COM
    En basit hücrelerin sahip olduğu akıl bile sizin beyninizden çok daha ileridir!
    En basit hücrelerin sahip olduğu akıl bile sizin beyninizden çok daha ileridir!
  • Hüseyin Uzun Şaşmaz Peki bu kadar küçük bir yapının içinde ne vardır?
    Bu derece küçük olmasına rağmen atomun içinde evrende gördüğümüz sistemle kıyaslanabilecek derecede kusursuz bir sistem bulunmaktadır.
    https://www.facebook.com/permalink.php?story_fbid=694692147648856&id=100013242319421
  • Hüseyin Uzun Şaşmaz Temel parçacıklar arasında çok büyük bir boşluk egemendir. Eğer bir oksijen çekirdeğinin protonunu şu önümdeki masanın üstünde duran bir toplu iğnenin başı gibi düşünürsem, o zaman çevresinde dönen elektron Hollanda, Almanya ve İspanya’dan geçen bir çember çizer. (Bu satırların yazarı Fransa’da yaşamaktadır.) Onun için, bedenimi oluşturan tüm atomlar birbirlerine değecek kadar bir araya gelseydi, artık beni göremezdiniz. Zaten, artık beni çıplak gözle hiçbir zaman gözlemleyemezdiniz: Neredeyse milimetrenin birkaç bindebiri boyutunda ufacık bir toz kadar olurdum.10
    https://bredaholland.blogspot.com/.../islam-geregi-gibi...
  • Hüseyin Uzun Şaşmaz Bilimin, şu ana kadar tespit edebildiği 109 tane element vardır. Tüm evren, dünyamız canlı-cansız bütün varlıklar bu 109 elementin çeşitli biçimlerde birleşmeleriyle oluşmuştur. Buraya kadar tüm elementlerin birbirinin benzeri atomlardan oluştuğunu gördük; atomlar da birbirinin aynı parçacıklardan oluşuyordu. Peki madem elementleri oluşturan bütün atomlar aynı parçacıklardan oluşuyor, o halde elementleri farklı kılan, sınırsız çeşitlilikte maddeyi oluşturan nedir?
    https://meerstr11.blogspot.com/.../insandaki...
    İNSANDAKİ HALLER..(EŞYADAKİ ÖZELLİKLER.) DEN BAZIL...
    MEERSTR11.BLOGSPOT.COM
    İNSANDAKİ HALLER..(EŞYADAKİ ÖZELLİKLER.) DEN BAZIL...
    İNSANDAKİ HALLER..(EŞYADAKİ ÖZELLİKLER.) DEN BAZIL...
  • Hüseyin Uzun Şaşmaz Aslında bu durum fizik kanunları içinde mantıksal bir paradoks oluşturmaktadır. Çünkü “eşit yükler birbirlerini iterler!” evrensel bir fizik kuralıdır. Peki o halde neden bu durum çekirdekte tersine işlemekte ve neden eşit yüklü protonlar birbirlerinden şiddetle uzaklaşmaları gerekirken, muazzam bir güçle birbirlerini çekip kenetlenmektedirler. Çekirdekteki proton da serbest haldeki proton da aynı protondur. Yapılarında en ufak bir farklılık yoktur. O halde itme ve çekme kuvvetlerinin protonun kendisinden kaynaklandığı kabul edilirse, proton her seferinde bu iki kuvvetten birini uygulaması gerekmektedir. Bazen elektromanyetik kuvvetle bir diğerini itmesinin, bazen de nükleer güçle birbirini çekmesinin fiziksel çerçevede hiçbir mantığı yoktur. Çevrede protonun böyle farklı farklı davranmasını gerektirecek başka fiziksel etkenler de yoktur. Demek ki bu kuvvetler protonun kendisinden kaynaklanmamaktadır. Ortada tek bir kuvvet vardır, o da tüm güç ve kudret kendisinde bulunan Allah’a ait kuvvettir. Allah dilediği anda dilediği noktada kudretini tecelli ettirmektedir. Değişik zamanlarda, değişik durumlarda Allah’ın kuvveti değişik biçimlerde yansımaktadır. En küçük atomundan uçsuz bucaksız galaksilere kadar tüm evren de ancak Allah’ın dilemesi ve her an ayakta tutması ile varlığını sürdürmektedir.
    https://namenstr8bredaholland.blogspot.com/.../insann...
    ALLAH,İnsanın algılama alanının kapsamı dışındadır.(Yaratıcı)
    NAMENSTR8BREDAHOLLAND.BLOGSPOT.COM
    ALLAH,İnsanın algılama alanının kapsamı dışındadır.(Yaratıcı)
    ALLAH,İnsanın algılama alanının kapsamı dışındadır.(Yaratıcı)
  • Hüseyin Uzun Şaşmaz Allah, her şey için bir ölçü kılmıştır. (Talak, 3)
    Her şeyi yaratmış, ona bir düzen vermiş, belli bir ölçüyle takdir etmiştir. (Furkan, 2)


    O’nun katında her şey bir miktar (ölçü) iledir. O, gaybı da, müşahede edileni de bilendir. Pek büyüktür, yücedir. (Ra’d, 8-9)

    Yere (gelince,) onu döşeyip-yaydık, onda sarsılmaz-dağlar bıraktık ve onda her şeyden ölçüsü belirlenmiş ürünler bitirdik. (Hicr, 19)

    Gökyüzü, Onu da yükseltti ve mizanı (ölçüyü) koydu. (Rahman, 7)

    Güneş ve ay (belli) bir hesap iledir. (Rahman, 5)

    Şüphesiz, Allah her şeyin hesabını tam olarak yapandır. (Nisa, 86)
    https://bredaholland.blogspot.com/.../matematik-neden...
  • Hüseyin Uzun Şaşmaz Dava adamı (Peygamberlik müessesesini yüklenenler) olduklarını ileri sürenler. Dinleyin anlayın ki yolunuza devam edesiniz.
    https://www.facebook.com/permalink.php?story_fbid=676921909425880&id=100013242319421
  • Hüseyin Uzun Şaşmaz Bilim bugün atomaltı parçacıkların bu hareketlerini keşfetmiştir, ama parçacıkların neden böyle hareket ettiklerini bir türlü açıklayamamaktadır. Bu parçacıkların bu şekilde hareket edebilmeleri için, hareketlerinin sonucunda atomu oluşturacaklarını idrak edebilmeleri gerekir. Bu idrakin arkasından da ne şekilde hareket edeceklerine karar vermeleri yani bir strateji belirlemeleri şarttır. Hangi parçacık, hangi yönde ve hangi hızda hareket edecektir, son derece detaylı bir stratejiye ihtiyaç vardır ve bu belirlenir. Daha sonra sıra bu stratejiyi evreni oluşturan sonsuz sayıdaki parçacığa duyurmaya ve hepsinin bu stratejiye uymalarını sağlamaya gelmektedir. Strateji tüm parçacıklara duyurulur ve tüm parçacıklar ne şekilde hareket etmeleri gerektiğini öğrenirler.
    Şimdi, cevaplanması gereken çok önemli bir soru vardır ki bu soru bizi en başa döndürmektedir: Neden tüm parçacıklar bu stratejiye uymakta, yani itaat etmektedirler? Neden bir parçacık bile bu stratejiye uymamazlık etmemektedir? Tüm bu parçacıkların, burada saydıklarımızı uygulayabilecek şuur, akıl, irade ve zekaları mı vardır?

    Kütlesi bile olmayan, sadece enerjiden ibaret olan bu parçacıkların, hiç şüphesiz ne kendilerine ait bir akılları, ne de müstakil bir iradeleri var olabilir. Asıl var olan Allah’ın sonsuz aklı, sonsuz gücü ve sonsuz ilmidir. Allah, tüm bu parçacıklara, boyun eğdirmiş ve böylece evreni yaratmıştır. Bir ayet bu gerçeği bize şöyle bildirmektedir:

    ... Hayır, göklerde ve yerde her ne varsa O’nundur, tümü O’na gönülden boyun eğmişlerdir. (Bakara, 116)
    https://bredaholland.blogspot.com/.../insan-beyninin...
    “İnsan beyninin diğer organlardan daha cazip ve üzerinde düşünmeye davet eden bir yönü var. Hepimiz kendi zihin alanımız içerisinde yaşıyoruz.
    BREDAHOLLAND.BLOGSPOT.COM
    “İnsan beyninin diğer organlardan daha cazip ve üzerinde düşünmeye davet…
    “İnsan beyninin diğer organlardan daha cazip ve üzerinde düşünmeye davet eden bir yönü var. Hepimiz kendi zihin alanımız içerisinde yaşıyoruz.
  • Hüseyin Uzun Şaşmaz İşte bilimin cevap veremediği bu noktada, aklı ve vicdanıyla bakan bir göz için durum son derece açıktır: Hiçbir şekilde tesadüflerle açıklanamayacak olan evrendeki kusursuz dengeler, üstün bir aklın ve iradenin dilemesi sonucu gerçekleşmiştir. 
    http://metin_usta.tripod.com/yeni/atom.html
    ATOMUN SIRLARI - MADDENİN YAPI TAŞINDAKİ YARATILIŞ DELİLLERİ
    METİN_USTA.TRİPOD.COM
    ATOMUN SIRLARI - MADDENİN YAPI TAŞINDAKİ YARATILIŞ DELİLLERİ
    ATOMUN SIRLARI - MADDENİN YAPI TAŞINDAKİ YARATILIŞ DELİLLERİ
  • Hüseyin Uzun Şaşmaz Allah’ın suya vermiş olduğu muhteşem özellikler; yeryüzünde canlı hayatının varolabilmesini mümkün kılan özelliklerdir. Aşağıdaki ayette de görebileceğiniz gibi, üstün bir yaratılış örneği olan su, Allah tarafından, insanın ihtiyaçlarını karşılamaya yönelik olarak gökten indirilmiştir. Kuran’da Allah’ın insanlara sunduğu bu büyük nimetin önemi şöyle bildirilmiştir:

    Sizin için gökten su indiren O’dur; içecek ondan, ağaç ondandır (ki) hayvanlarınızı onda otlatmaktasınız. Onunla sizin için ekin, zeytin, hurmalıklar, üzümler ve meyvelerin her türlüsünden bitirir. Şüphesiz bunda, düşünebilen bir topluluk için ayetler vardır. (Nahl, 10-11)
    https://www.facebook.com/.../vb.../303122916805783/...
  • Hüseyin Uzun Şaşmaz Şu anda elinizde tuttuğunuzu sandığınız kitabı aslında tutamamaktasınız. Gerçekte elinizin atomları kitabın atomlarını itmektedir ve bu itmenin şiddetine göre de dokunma hissiniz gerçekleşmektedir. Çünkü atomların yapısından bahsedilirken de belirtildiği gibi atomlar birbirlerine maksimum bir atomun çapı kadar yaklaşabilirler. Üstelik birbirlerine bu kadar yaklaşabilen atomlar, ancak beraber reaksiyona giren atomlardır. Şu halde, aynı maddenin atomları bile birbirlerine kesinlikle dokunamazlarken bizler elimizle tuttuğumuz, sıktığımız veya tutup-havaya kaldırdığımız maddeye asla dokunamayız. Kaldı ki, elimizdeki maddeye maksimum yaklaşmamız mümkün olsaydı bile bu maddeyle kimyasal reaksiyona girerdik. Böyle bir durumda insan veya başka bir canlı için bir saniye bile varlığını sürdürmek sözkonusu olamazdı. Canlı ayak bastığı, oturduğu veya dayandığı madde ile hemen kimyasal reaksiyona girer ve garip bir varlık olurdu.

    Bu durumda ortaya çıkan manzara son derece düşündürücüdür: Gerçekte, %99.95’i boş olan ve neredeyse sadece enerjiden ibaret olan atomlardan oluşan bir dünyada yaşıyoruz.19 ‘Dokunuyoruz ve tutuyoruz’ dediğimiz şeylere de aslında hiçbir zaman dokunamıyoruz. Peki ya gördüğümüz, duyduğumuz veya kokladığımız maddeyi ne derece algılıyoruz? Bu maddeler, gerçekte gördüğümüz-duyduğumuz gibi midir?

    Kesinlikle hayır... Elektronlardan ve moleküllerden bahsederken bu konuyu ele almıştık. Burada tekrar hatırlatacak olursak; var dediğimiz, gördüğümüz maddeyi direkt olarak görmemiz asla mümkün olmamaktadır. Çünkü güneşten veya başka bir ışık kaynağından gelen ışık taneciklerinin (fotonlarının) maddeye çarpması ve bu maddenin gelen ışığın bir kısmını soğurması ve kalanı dışarı vermesi sonucu bizim gözümüze çarpan (yani bir anlamda maddeden yansıyan) fotonlar beynimizde görüntü oluşturmaktadırlar. Yani gördüğümüz madde ancak bizim gözümüze yansıyan fotonların taşıdığı bilgiden ibarettir. Bu bilgiler maddeyle ilgili bilginin tamamını ne derece yansıtmaktadırlar? Eksik veya fazla bu bilgilerin bizlere kesin olarak dışarıdaki maddenin gerçek halini gösterdiğine dair elimizde hiçbir kanıt yoktur.

    Şu açıdan bakıldığında konu daha netlik kazanacaktır: 21.yy’a girdiğimiz şu günlerde bilim öyle bir noktaya varmıştır ki, artık maddenin %99.95’inin boşluk olduğu kesin olarak ortaya çıkmıştır. Ancak, bu gerçek apaçık gözümüzün önünde durmaktayken, bizler maddeyi %100 dolu (somut bir gerçek) olarak algılamaktayız. Bu durum bize algılarımızın beynimize verdiği mesajların dış dünyayı olduğu gibi yansıtmamakta olduğunu çok net olarak göstermektedir.
    https://meerstr11.blogspot.com/.../onemli-olaylar...
    ALGILAMALAR DÜZELMEDEN ORTAM DÜZELMEZ.
    MEERSTR11.BLOGSPOT.COM
    ALGILAMALAR DÜZELMEDEN ORTAM DÜZELMEZ.
    ALGILAMALAR DÜZELMEDEN ORTAM DÜZELMEZ.
Yorum yaz...
Peki bu kadar küçük bir yapının içinde ne... - Hüseyin Uzun Şaşmaz: